Bkmmutfakfan Üyelerinde olmak istiyorsan üye olman yeterli...
By_WaR* Saygılar...



 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Adı Aylin Ayşe Kulin

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sahin_4ever
Konu mod
Konu mod
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 603
Yaş : 24
Nerden : Konya
İş/Hobiler : BKM MUTFAK :)
Lakap : Sagoist
Destek :
Ruh Halim :
Kayıt tarihi : 14/08/09

MesajKonu: Adı Aylin Ayşe Kulin   Çarş. Ağus. 19 2009, 00:45

Roman Özeti : ADI AYLİN Ayşe KULİN

1.KİTABIN KONUSU : Bu kitap kökleri Giritli Deli Mustafa Naili Paşaya kadar uzanan bir ailenin kızı olan Aylin DEVRİMEL ‘in fırtınalı yaşamının öyküsüdür.

2.KİTABIN ÖZETİ :
Lise yıllarında uzun boylu ve sıka bir kız olan Aylin zamanla
güzelleşmiş ve bir gün Esma teyzesinin daveti üzerine Paris’te bir
otelde buluşurlar otelde prens olduğu söylenen bir Arap’la tanışır ve
bu tanışmanın sonunda prensle görkemli bir yaşantı için evlenir Prenses
olur. Ancak her şey düşündüğü gibi gitmez Prens Senusi doğu kültürü ile
yetiştiği için batı kültürü ile yetişen Aylin’e ters gelmekte zamanla
Aylin’in özgürlüğü kısıtlanmaktaydı evliliğe başladığı gibi sakin değil
büyük bir kaçışla son buldu; yaz sonunda Aylin
ablası Nilüferle Cenevre ye gider. Yaşamanın ideali olan tıp okumaya
karar verir ve büyük uğraşlar vererek Neuchatel Üniversitesine kayıt
yaptırır. Okulun ilk yıllarında hayatında çok büyük değişiklikler
yaparak
ihtişamlı hayatından sıyrılarak sade bir öğrenci olur. Tek hedefi olan
tıp fakültesini bitirmek için çok çalıştı daha sonra fizik ve kimya
derslerinde yardımcı olan Jean-Pierre ile evlendi. İki öğrencinin bu
evliliği zaman içinde Aylin’in dış görüntüsünde olduğu kadar iç
dünyasını da değiştirecektir. Aylin Jean-Pierre ile birlikte yaşadığı
günlerde tıp ilmi ile yakından tanışıp ufkunun penceresini o zamana
kadar hiç bilmediği yepyeni bir dünyayı ardına kadar açacak peşinden
koştuğu gerçek zenginliğin dış dünyanın görkemli vitrinlerinde değil de
insanlığın iç aleminde bulunduğunu öğrenecekti. Okul sonunda
Jean-Pierre Nos Alamus’taki nükleer araştırma merkezinden geri
çeviremeyeceği bir teklif aldı. Aylin de New Rachel Hospital Medical
Center’dan teklif aldı ; onların birbirlerine karşı olan sorumlulukları
artık bitiyor müşterek hayatları bir yol ayrımına giriyordu. Ellerinde
bu evlilikten altı yıllık sağlam bir dayanışma ve derin dostluk
duyguları ile dopdolu gençlik anıları kaldı sadece.
Aylin çok ciddiye aldığı bu işine büyük bir heyecanla başladı. New
Rachel’de tanıştığı Afganistanlı genç meslektaşı Azim’in karısı 11
yaşından beri arkadaşı olan Zeynep TARZI çıktı. Aylin
Zeynep ve Azim ile gittiği Afgan sefahati kokteylinde Paswak adındaki
Birleşmiş Milletlerin Afgan esiri ile tanışır. Paswak evli olmasına
rağmen Aylin ile arasında duygusal bir bağ oluşmuştu. Aylin o yılı aklı
beş karış havada geçirdi. Bütün vakitlerini beraber geçiriyorlardı.
Paswak bu yüzden önce Wall Dame’nin Birleşmiş Milletler genel
sekreterliğine daha sonra 1974 yılında Hindistan sefirliğine tayini
çıkmıştı.
Aylin kaderin ağlarını onlar için giderek daha çileli iplerle örmekte
olduğunu nihayet görmeye başladı; ya sevdiği adamı peşinde dünyayı adım
adım dolaşacak ya da mesleğini ön plana alacaktı. Tam meslek uğruna
değmez derken Hastanede Psikiyatri bölümü şefliğine terfi etti. Sonunda
Aylin’in sağduyusu aşkına galip geldi. Aylin gönlü yaralı bar kuşunu
çok kısa bir süre oynadı sonra toparlandı ve işinin başına döndü.
Arkadaşı Azim’in vasıtası ile kendi meslektaşı olan Michel RAMODİSLİ
ile tanıştı. Michel’i çok etkileyici bulmadığı halde evliliğe giden ilk
adımları Michel’in evinde attılar. Daha sonra Aylin bu evlilikten
deliler gibi çocuk istemeye başladı. Aylin’in bu isteğine karşılık
Michel dinine ve geleneklerine çok bağlı olduğunu doğacak çocuğun
Yahudi kültürüne göre yetiştirilebileceğini söyledi fakat Aylin bunu
bile sorun etmedi dinini değiştirmeyi göze aldı. Aylin’e göre insanları
dinlerine ırklarına ve dillerine göre ayırmak çok saçma idi ona göre insan
insan olduğu için çok değerli idi onun insan sevgisini bir din veya ırk
engelleyemezdi Aylin çocuk yapma isteğinden 6 düşük yaptıktan sonra
vazgeçecekti.
Aylin meslektaş olduğu Michel ile her an beraberdi işyerleri bir
evleri bir kısacası bütün zamanları birlikte geçiyordu belli bir süre
sonra birbirleri ile bu kadar çok birlikte olmaları Aylin’i çok
sıkmıştı gün geçtikçe birbirlerinden kopuyorlardı ve bir gün Aylin
kocasına haftanın belirli günlerinde birbirlerine izin vermelerini
bugünlerde değişik insanlar ile çıkabileceklerini bunu sonucunda diğer
insanlarda görecekleri eksiklikleri kendilerinde tanımlayıp
birbirlerine ölümsüz sevgi ile bağlanacaklardı. Fakat düşünülen olmadı
Aylin yurt dışında olduğu günlerden birinde Michel bir arkadaşının
evinde Barbara adında bir bayanla tanıştı ve bu tanışma evliliklerinin
sonunu getirdi. Aylin sıkıntılı bir zamanında vardığı karar sonucunda
kocasını kaybettiği için hem üzgün hem de suçluluk duygusu
içerisindeydi. Bu sıkıntı ve üzüntü uzun sürmedi her şeyi bir kenara
bırakıp mesleğinde ilerledi fakat bu ilerleme bile onu tatmin etmedi.
Bir süre sonra Amerikan ordusuna katılarak Körfez savaşında ruf sağlığı
bozulan hastaları tedavi eden doktor olmayı düşündü bu nedenle
Oklahoma’ya körfez savaşında zarar görmüş askerleri tedaviye gitti.
Aylin Üniformasını ilk kez 1992’nin soğuk bir Ocak gününde giydi. 9
Kasım 1992’de ordunun fiziksel aktiviteler sınavını yüksek bir puana
kazanarak başarı sertifikası aldı. Aylin ordudaki görevinde yine işine
devam ediyor
hastalarına çare bulmaya çalışıyordu bir gün kendisine yeni bir hasta
verildi bu kez hasta körfez savaşından sonra geldiği sivil hayata uyum
sağlayamıyordu. Bunun sonucunda hiçbir suçu olmayan bir çok sivili
katletmişti.
Aylin bu hastası üzerinde çalışırken Amerikan ordusunun askerlerini
cesaretlendirmesi için verdiği ilaçların yan etkisi sonucu hastanın bu
duruma geldiğini saptadı ve bu sonucu tez bir halde askeri yetkililere
bildirdi. Aylin’in verdiği bu sonucu askeri yetkililer daha önceden
bildiğinden Aylin’in bu olayın üstüne gitmemesini istediler ve onu
uyardılar Aylin bu sessizliği sindiremeyerek sözleşmesinin bitmesinin
ardından Albay rütbesindeyken ordudan ayrıldı.
Ordudan ayrılmasından sonra 19 Ocak 1995 Perşembe günü evinin
bahçesinde o sabah evini temizlemeye gelen hizmetçisi tarafından kendi
arabasının altında ölü bulundu. Zengin
ünlü ve saygın insanların yaşadığı mahallede yerel polis ve yerel
yöneticiler mahallenin adını polisiye bir olaya karıştırmamak için
dosyayı apar topar denebilecek bir hızla kapattılar teşhis ise “Freak
Accident” yani Garip bir kaza idi.
“... Yükseltilmiş sahnede kapağı açık maun bir tabut duruyordu uzun bir
sıra oluşturan insanlar tabutta yatan albay üniformalı Amerikan
subayını selamlayıp içlerinden dua veya veda ederek tabutun başından
ayrılınca yanan yürekleriyle gelip salondaki koltuklarda yerlerini
alıyorlardı. Herkes etrafa hakim olan ordu düzeninin saygınlığını
kutsar gibi sessizce ağlıyordu ... Katafalkın üstünde dört bir yanı
rengarenk çiçeklerle donanmış tabutta yatan kişi bir askerden çok
oraya bir film çekimi için öylece uzanıvermiş bir Hollywood yıldızını
andırıyordu. Bu albay üniformalı Amerikan subayı bir Türk kadınıydı.

3.KİTABIN ANA FİKRİ: Bir insanın azimle çalışınca başaramayacağı hiçbir şey yoktur.


4.KİTAPTAKİ ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ :

Aylingençgüzelçalışkan ve azimli bir Türk kızı.Hedeflerine ulaşmak için her türlü fedakarlığı göze alıyor.
Michelyakışıklıdürüst aynı zamanda da Aylin’in meslaktaşıdır.Aylin ile evlenir.

5.KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER : YazarAylin’in başarılarla dolu hayatını oldukça açık bir dille ve gayet akıcı bir üslupla anlatmıştır.Okunmaya değer bir kitaptır.

6.YAZAR HAKKINDA BİLGİ :
AYŞE KULİN
Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat bölümünü bitirdi. Çeşitli
gazete ve dergilerde editör ve muhabir olarak çalıştı. Uzun yıllar
televizyon reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı
sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yaptı. Öykülerden oluşan ilk
kitabı Güneşe Dön Yüzünü 1984 yılında yayınlandı. Bu kitaptaki
"Gülizar" adlı öyküyü
Kırık Bebek adı ile senaryolaştırıldı ve bu sinema filmi 1986 yılının
Kültür Bakanlığı Ödülü’nü kazandı. 1986’da sahne yapımcılığını ve sanat
yönetmenliğini üstlendiği Ayaşlı ve Kiracıları adlı dizideki
çalışmasıyla Tiyatro Yazarları Derneği’nin En İyi Sanat Yönetmeni
Ödülü’nü kazandı. 1996 yılında Münir Nureddin Selçuk’un yaşam öyküsünün
anlatıldığı Bir Tatlı Huzur adlı kitabı yayınlandı. Aynı yıl Foto Sabah Resimleri adıl öyküsü Haldun Taner Öykü Ödülü’nü
bir yıl sonra aynı adı taşıyan kitabı Sait Fait Hikâye Armağa’nı
kazandı. 1997’de yayınlanan Adı; Aylin adlı biyografik romanı ile İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından yılın yazarı seçildi. 1998 yılında Geniş Zamanlar adlı öykü kitabı
1999’da İletişim Fakültesi tarafından yılın romanı seçilmiş olan
Sevdalinka ve 2000’de yine bir biyografik roman olan Füreya yayınlandı.
KİTAPLARI;
Güneşe Dön Yüzünü (1984)
Bir Tatlı Huzur (1996)
Adı; Aylin (1997)
Geniş Zamanlar (1998)
Sevdalinka (1999)
Füreya (2000)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Adı Aylin Ayşe Kulin
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Kültür&Sanat :: Kitap :: Yerli Kitaplar-
Buraya geçin: