Bkmmutfakfan Üyelerinde olmak istiyorsan üye olman yeterli...
By_WaR* Saygılar...



 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Değerli Taşlar ve Etkileri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
sahin_4ever
Konu mod
Konu mod
avatar

Kadın Mesaj Sayısı : 603
Yaş : 24
Nerden : Konya
İş/Hobiler : BKM MUTFAK :)
Lakap : Sagoist
Destek :
Ruh Halim :
Kayıt tarihi : 14/08/09

MesajKonu: Değerli Taşlar ve Etkileri   Paz Ağus. 23 2009, 18:14

Evrende varolan herşeyin birbiri üzerinde birşekilde etkisi olduğu
bilinmektedir. Burada vereceğimiz bilgiler kısmen bilimsel sonuçlara
dayanan ancak genelde tecrübelerle kanıtlanmış ya da eski inanışlardan
gelen bir kısım inançları içermektedir. Yazılanların tümü bilimsel
sonuçlara dayanmadığından dolayı bunların doğruluğuna inanıp inanmamak ve değerli taşları >>
bu amaçlar doğrultusunda kullanmak tamamen sizin kendi kararınıza
bağlıdır. Eğer bu konuda şüpheleriniz var ise; beğendiğiniz herhangi
bir taşı 'etkilerini okumadan' seçip bir süre kullanmanızı
daha sonra kontrol etmek amacıyla o taşın etkilerini okumanızı
öneririz. Bu etkiler nereden çıktı diyorsanız önce değerli taşların
etkileri ile ilgili bu yazıyı okuyun.


Değerli taşların etkileri:


Değerli taşlarla tedavi ve taşların insanlar üzerindeki etkileri Türk kültüründe yer almayan -ya da pek bilinmeyen- ancak; diğer medeniyetlerde yaygın bir şekilde kabul edilmiş ve zamanımızda araştırmalara konu olmuş bir kültürdür.
2002'de yazmış olduğumuz bu giriş yazısına mühim bir ek..
"Türk kültüründe yer almayan" dedikten sonra "-ya da pek bilinmeyen-"
şeklinde bir uyarı eklenmesi oldukça yerinde olmuş. Çünkü asıl doğru
olan; değerli taşların Türk ve İslam kültüründe yer almadığı değil;
bunun günümüz insanı tarafından pek bilinmediği. Bu sayfada sadece
Marifetname'den bir örnek vermiştik ancak Mevlana'nın Mesnevi'sinde
tasavvuf ile ilgili bazı eserlerde ve daha pek çok eserde taşların
etkilerinden bahsedilmiş; hatta sadece taşların faydalı etkileri
üzerine yazılmış olan bir risale bile mevcut. Bu araştırmamız
tamamlandığında Gizli Hazine'ye eklenecek.
önce eski çağ bilgileri...


Değerli taşlar
renkleri ve gözalıcı parlaklıkları nedeniyle ilk çağlardan beri
insanların ilgisini çekmiştir. O zamanlarda bile insanlar için her
değerli taşın özel bir anlamı vardı.

Örneğin;


Kızılderililer
üzerinde turkuaz taşıyan kişilerin kemiklerinin kırılmayacağına
inanırlar ve savaşta bu taşı kalkanlarının üzerine işlerlerdi. Turkuazın
Aztek kültüründe de önemli bir yeri olduğu bilinmekte: Aztekler bu taşı
kötü etkilerden korunma amaçlı olarak kullanırlardı. Yine kızılderili
kültüründe yosun akik taşının susuzluğu giderdiğine inanılır ve bu amaçla kullanılırdı.


Eski Yunanlar'da ametist taşının insanları sarhoş olmaktan koruduğuna inanılır ve kadehler ametistten yapılırdı.


Negatif elektrik yükünü ayaklardan toprağa geçirdiğine inandıkları için
hala daha Hindistan'da kadınlar ayak parmaklarına obsidyen yüzük
takmaktadırlar.


Çok daha eskilere bakarsak efsane şehir Atlantis'te enerji elde etmek kuvars kristallerinden faydalanıldığının söylendiğini de görürüz.

Geçmişte elmastan daha çok aranan ve istenen özellikle Araplar'ın favorisi olan zebercet taşı karanlık yerlerden geçerken duyulan korkuyu yenmek için takılırdı.

islam kültürüne de bakalım

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri'nin Marifetname'sinden bir alıntı:

"...Ona yakın olanı ise zümrüt cevheridir. Ona bakanın gözü nur gönlü sürur bulur. Saçtığı şuadan yılan kör olup onu taşıyandan kaçar. Zümrütün fayda ve hususiyetleri pek çoktur. Lakin biz burada kısa kestik."

sonra deneyimler...

Değerli taşların etkileri hakkındaki eski bilgilere baktığımızda bunun sadece batıl inançlar olduğu düşünülebilir ki bir kısmı -mesela kemiklerin kırılmaması ile ilgili olan efsane- belki de öyledir.

Ancak; düşününce kolayca farkedileceği gibi
bu tür inançların pek çoğu insanların deneyimlerine dayanmaktadır: Eğer
ametist kadehten içki içip de körkütük sarhoş olan biri olsaydı ametist ile ilgili böyle bir hikaye de olmazdı. Ya da kızılderililer gerçekten susuzluklarını gideriyor olmasaydı "bu susuzluğu gideriyor" diyerek yosun akik kullanmazlardı. Sonuçta insanlar etkisini görmedikleri halde "bu böyleymiş" diyerek bir inanca katılmaz ve onu uygulamazlar.

Böylece değerli taşların etkilerinin ilk olarak "insanların deneyimleriyle" farkedildiğini görüyoruz.
Deneyimler sonuçlarının kesinliği itibariyle değerli bilgilerdir
(Bilimsel açıklama bekliyor olabilirsiniz ancak deneyimler bilimin
henüz ispat edemediklerini de gösterdiği için bilimin şu an için
sunduklarından daha üstün bir bilgi sayılabilir. Bilim ispatlayamasaydı
yerçeki olmayacak mıydı?) ama gelin olaya bir de bilimsel yönden bakalım:


ve araştırmalar...


Taşın insana nasıl etkisi olacak diyebilirsiniz. Ne yenir ne içilir bir taş nasıl fayda verebilir? Oysa ki düşündüğümüzde yemediğimiz içmediğimiz pek çok maddenin olumlu ya da olumsuz bizi oldukça ciddi olarak etkilediğini farkederiz. Televizyonunuz monitörünüz cep telefonunuz
yakınınızdaki bir baz istasyonu... Düşündünüz mü hiç; bunların hiçbiri
bedeninizle temas halinde olmadığı halde sizi nasıl etkileyebiliyorlar?
Sadece genel olarak çoğunluk tarafından bilindiği için bunları örnek
verdik. Manyetik alanlarından etkileniyoruz diye düşünmeniz doğrudur.
Canlı ya da cansız herşeyin ve elbetteki taşların da bir enerji alanı vardır ve enerji alanları kesişen herşey birbirini etkiler.

Fiziksel formlarımız aslında eskiden zannedildiği gibi maddeden değil enerjiden oluşmaktadır. Madde olarak bildiğimiz tüm üç boyutlu formlar
belirli hızlarda titreşmekte olan enerjilerdir ve her madde bir
diğerini enerjisiyle yani kendi varlığıyla etkiler. Aynen bir taşı suya
attığımızda yayılan küçük dalgaların diğer dalgalarla rezonansa girmesi
gibi taşların taşıdığı enerjiyle insanların taşıdıkları enerji de kesişmekte ve bu şekilde enerjiler birleşerek
bahsedilen etkiler ortaya çıkmaktadır. Bunu daha net anlayabilmek için
öncelikle artık açıkça çağdışı kalmış bir fikir olan materyalist
görüşten kurtularak maddenin gerçekte ne olduğunu anlamamız lazım:

Genellikle insanlar; maddenin kendisine dokunulabilen
dayanıklı ve katı bir şey olduğunu düşünürler. Eski Yunan'da madde bu
biçimde tanımlanıyordu. Bugün ise bunun tam olarak doğru bir tanımlama
olmadığını biliyoruz. Maddenin bölünebilen parçacıklardan oluştuğunu
öğrendik. Daha sonra en küçük parçacık olduğunu düşündüğümüz bir
parçacığa ulaştık ve buna atom (bölünmez anlamında) adını verdik ve çok
geçmeden onun da bölünemez bir parçacık olmadığını gördük. Daha
sonraları ise maddenin elektriğe ilişkin özellikleri bulundu ve
elektronlar keşfedildi. Elektronda kabul ettiğimiz anlamda maddi diyebileceğimiz hiçbir şey yoktu; çünkü elektron hareket halindeki elektrik yükünden başka bir şey değildi. Ve şu sonuca ulaşıldı; peki negatif yükte madde diyebileceğimiz birşey yoksa
pozitif çekirdekte neden olsun? Öyleyse yalnızca enerji vardır ve biz
farklı hızlarla titreşmekte olan bu enerjiyi madde olarak algılarız!..


Acaba bu etkilerin inanmakla bir ilgisi var mı?

Size kuvars kristalinin verdiği enerjiden bahsedilse ve size de bu etkiyi yaşasanız yine de bunun "inandığınız için" olduğunu düşünürsünüz
değil mi? Peki ya bitkilerde böyle birşey sözkonusu olabilir mi?
Bitkiler "öyle olduklarına inandıkları için" kristalin etkisini
hissedebilirler mi? Kristal Mucizesi (Crystal Healing) adlı kitabın
yazarı Edmund Harold'un bahsedilen kitabında anlattığı deneyine bir bakalım:

"Bir kadın daha sonra bahçesine dikebilmek için birkaç limon otuna kök saldırmaya çalışıyordu. Onu su dolu bir kaba yerleştirerek kabı güneşli bir pencere çıkıntısına koydu; ancak ot çok az bir gelişme göstermişti. Kadına kaptan beş-on cm. uzaklığa yerleştirilecek bir kuvars kristalinin gelişimi uyarabileceğini söyledim. Dediğimi yaptı kristali pencereden iyice uzağa yerleştirdi. Bitki o sırada ışığa doğru eğilmiş güneşin yaşam verici ışınlarını massetmeye çalışıyordu. Birkaç gün içinde bitki gelişme modelini tersine çevirerek güneşe sırt çevirip kuvars kristaline onun uyarımına yöneldi. Daha da önemlisi kadının büyük bir hoşnutlukla tanık olduğu gibi büyümeye başladı."




bu genel bir soru: inandığımız için mi oluyor?

Pek çok müşterimizden bu soruyu duyuyoruz: "İnandığımız için mi
oluyor?" Mantığımızla cevap verebiliriz: Öncelikle; şüphe duyarak
deniyor iseniz -ki hemen hemen ilk deneyen herkeste bu şüphe vardır- zaten inanmamışsınız demektir. Bu durumda diyelim ki akik taşının çarpıntıları giderdiğinden bahsettik ve bu şekilde bir faydasını da gördünüz
böyle birşeyi inandığınız için olduğunu düşünmeniz yanlıştır. Şüphenin
olduğu yerde inancın olması sözkonusu olamaz. Zaten inanmamış
olduğunuzu farketmelisiniz.

Şunu deneyin: Ne çeşit etkileri olduğunu bilmediğiniz bir taşı bir süre
kullanın. Kendinizde fiziksel ya da manevi herhangi bir değişiklik
hissettiğinizde o taşın ne çeşit etkileri olduğunu okuyun. Şaşıracaksınız.

İster inandığımız için oluyor diye düşünün
ister enerji alanları birbirini etkiliyor diye düşünün; belki de bu
konuda asıl önemli olan; eğer istediğiniz sonucu alıyorsanız nasıl olduğun bir önemi yoktur. Yediklerimizden faydalanabilmek için sindirimin nasıl yapıldığını yiyeceklerin nasıl enerjiye dönüşüp bize güç verdiğini bilmemiz bir gereklilik değildir.


Örnekleri ve açıklamaları çoğaltmak mümkün. Tüm bu yazılanlar
sadece taşların büyülü dünyasından ve onların faydalarından haberi
olmayanlar için. Değerli taşları tanıyan pek çok kişi onları kullanarak
bizzat bu faydaları kendileri yaşıyor ve değerli taşların etkilerini
biliyor. Denediğinizde bunu siz de apaçık görecek ve yepyeni bir
dünyaya adım atacaksınız. Değerli taşlara verilen bu "değerli" ünvanının sadece maddi anlamda olmadığını farkedeceksiniz ve değerli taşlar hayatınızın vazgeçilmez bir parçası olacak.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Değerli Taşlar ve Etkileri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: BKM MUTFAK GENEL :: Sizden Gelenler :: Burçlar-
Buraya geçin: